Özgüven nedir diyerek yazıya başlasak daha doğru olur.Özgüvenin kendimce tanımı; insanın kendini en doğru şekilde ve şartlar ne olursa olsun değişmeden ifade edebilmesidir.Kendimizi, düşüncelerimizi nasıl idare edersek hayatımızı da idare etmeye başlarız yavaşça.Sonra arkadaş çevremizdeki insanlar artar, arkadaşlıklarımız gelişir.Ve o insanlar da bizi yansıtır.Bazen bizim bir bakışımızdan ya da ses tonumuzdan rahatça bizi anlar hale gelirler.
Özgüvenli olmak öyle önemli birşeydir ki…Hayattan zevk almak için, yaptığımız işlerde başarılı olmak için ve sağlıklı kararlar verebilmemiz için olmazsa olmaz bir özelliktir.Her insanda da olmaz bu hissiyat.Kim onu içinde hissederse, kendi olmayı seçerse onu gelir ve bulur adeta.İnsanlar özgüvenlerini kazanmakta ya da dışa yönelik bunu göstermede genellikle zorluk çekebilirler.Ben de bu yazımı yazmadan çok makale okudum özgüven hakkında ve genellikle beğendiğim tavsiyeleri aklıma kazıdım.Hem bu yazıda bana yardımcı olması için hem de ileriki hayatımda da.
Bence her insanın içinde kendine ait birer özgüveni var ama kimisi bunu iyi yansıtır olmuş, kimisi ise gerek yaşadıkları sıkıntılar olsun gerek de kendi psikolojik kısıtlanmaları nedeniyle bunu içinin karanlıklarına gömmüş.Bu özgüven denen önemli özelliği kara ışıktan, tozlu yerlerden silip çıkartmak ve aydınlatmak gerekir.Önceden yaşanmışlıklar mı bizi rahatsız ediyor? Bizi kısıtlıyor?Geçmişten mutlaka ders almalıyız o halde ve gerekmeyen, canımızı sıkan ayrıntıların da üstünü karalamalıyız.Giden kişiler, geçen zamanlar, yaşanan olaylar…Hepsi bizi biraz daha geliştirir.Sonucu iyi olsun kötü olsun farketmez ders almakta.Eğer iyi sonucan ulaşırsak ne güzel, demekki doğru yolda olduğumuzu bir kez daha görmüş oluruz.Ama kötü bir sonuç alırsak, bu bizim için üstünde ayrı metodlar denememiz gerektiğini ve bunun bize bir tecrübe olduğunu anlatmaktan başka bir işe yaramaz.
İnsanlar bazen birilerine de özenebilir özgüven konusunda.Aa bak bu kız çok havalı, yada o nasıl kolayca, rahatça arkadaş ortamlarına giriyor diye düşünür.Sonra kendini sorgular hem de çok acımasızca.İşte bu anda kendimizi sorgulamak çok doğru bir davranıştır eğer ters giden birşeyler olduğunu farkedersek.Fakat sorgularken kimsenin aynı olmadığını, farklı hayatların bireyleri olduğunu da aklımızdan çıkarmamalıyız.Ayrıca kendimiz hakkında düşünürken hep kötü düşünüp içimizi karartmanın ne anlamı var? Kendi yeteneklerimizi bulup, onları keşfetmeli ve üstlerine gitmeliyiz.
Yapabildiğimiz ve yaparken rahat hissettiğimiz uğraşlara vaktimizi vermeli ve o anda nasıl düşündüğümüzü bir kenara not etmeliyiz.Daha sonrasında özgüvenimizi sarsan ya da içe itmeyi tetikleyen durumların ne olduğuna karar verip onlar da bir kenara yazmalıyız.Esas mesele bunları yazdıktan sonra karşılaştırmaya geliyor.İyi hissettiğimiz, kendimizi sevdiğimiz anlardaki düşünceleri yavaşça zorlandığımız zamanlarda aklımıza getirip kendimizi rahatlatmalıyız.Kendi kendimize telkinler verebiliriz.Aslında herşeyin bizde bittiğini belki de bizim bir lafımıza bakabileceğini ve işin o kadar da dışardan göründüğü gibi zor olmadığını kendimize defalarca söyleyebiliriz.Beynimiz zamanla bu gidişata alışacaktır.Bu denemelerimiz yavaşça davranışlarımız olup ilerisinde de karakterimize oturacaktır.
Özgüvenimizin karanlık taraflarını aydınlatma ve bize geri kazandırma yolunda ilerlerken çok önemli bir yolumuz daha var.Kendimize örnek birilerini bulmak.Mutlaka çevrenizde vardır.Ya hayat hikayelerinden etkilenmişsinizdir o insanların ya azimlerinden ya da edindikleri başarılardan.Şöyle bir düşünün.
Kendimden örnek vermem gerekirse, etrafımı sürekli dikkatli bir şekilde incelediğim için çoğu önemli kişileri örnek aldım.Bu yola en yakınlarım annem ve babamı incelemekle başladım.Onlardaki en çok dikkate aldığım noktalar çalışma azimleri ve istekleriydi.Gerek üniversite gerek ise çalışma hayatlarına bakarsak onlar benim için çok önemli birer örnek teşkil ediyorlar.Böyle ilerleyerek Atam’a kadar örnek aldım çeşitli insanları.
Bazen bir insanın geçirdiği ameliyat karşısında yılmayıp hayata devam edişi, bazen birisinin eski yaşamında çektiği zor koşullara rağmen hala yüzünde gülümsemenin eksik olmayışı, bazen bir kimsenin işte burada bitti dediği anda ona yeni kapıların açılmış olduğunu farketme anı…
Şöyle ki, biz bu hayatı en iyi şekilde ve kendimize en yararlı şekilde geçirmek üzere gönderildik.Bunu aklımızı kullanarak, insanlara saygı duyarak, kendimizi tanıyarak yapmaya bir yerden başlamalıyız.Çünkü bize bir kez bu hayatı yaşama hakkı veriliyor.Biliyoruz ki zamanımız da çok çabuk akıp gidiyor.Kendimizi nerede hayal ediyorsak onun için yılmadan çalışmalıyız.Şunu bilmeliyiz ki çalışanın mutlaka bir karşılığı vardır.
Bu hayatı yaşarken tabi ki zorluklarla karşılaşacağız, ayaklarımız kimi zaman taşlara takılacak.Ama hayat hep böyle değil bunu unutmamalıyız.Hayat her zaman sarsmaz.Biz hayatımızı yönetmeyi ele alırsak, sağlamca ve kendimize güvenli bir şekilde kararlar alırsak, kendimizi kazanmış oluruz.
Yaşımın küçük olmasıyla birlikte ben de sürekli birşeyler öğrenmek amacında elimde olan tüm kaynakları tırtıklamakla meşgulüm, hem bildiğim, öğrendiğim bilgilerle çevremdeki benim düşünceme değer veren insanlara yardımcı olmak, hem de kendi kişisel gelişimim hakkında olumlu bir aşama kaydetmek için ben de çabalıyorum.
Hayat devam ediyor.Biz ne zaman kendimize güven kazanmaya başlamayı düşünürsek, inanırsak başarmaya bir yarım yol kalmış demektir.Çalışıp, bu hayatta herkesin aynı problemleri bir anlık bile düşünmüş, yaşamış olabileceğini biliyorsak işimiz daha da kolay olacaktır.
Şunu unutmamalıyız ki, bu dünyada bir sürü insan var ve yeni kişilerle tanışmak, yeni yerler keşfetmek bizzat da kendimizi keşfederek hayatımızı öğrenmek, kendimize güvenip sağlam bir karakter olarak anın tadını çıkarmak bizim elimizde.Bir o kadar da yakımızda.
Başlamak mı istiyoruz yeniden kendinimize? Geçen zamanın arkasından çok mu düşündük, takılı kaldık, kendimizi harap ettik, esas anın tadını çıkaramadık? O zaman silkeleniyoruz ve kendimizi olduğumuz gibi kabullenip kendimize güveniyoruz.Hayatımızı tekrardan yazmaya başlıyoruz!
Fatma Pınar ÜNER 10-H 10546
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder