29 Haziran 2024 Cumartesi

Kendinize dönün, belki de bu hayatta bulabileceğiniz en güzel şey içinizde saklıdır...

 

Yeniden ben! Tarih bildiriyorum 29.06.2024!


Blogu açtığım günden bu yana ne kadar çok vakit geçmiş, sayamadım fakat hepsini en güzel anılarım olarak yaşadım. Çünkü her yaşadığım anı, her biri bana ait olduğu için kıymetli ve özel. Bu sonsuzlukta da öyle kalacak. 


Cumartesi akşamüstü bir kafede sert bir kahve ve sımsıcak bir kurabiye eşliğinde çalışıyordum. Birden önümde açık olan bilgisayarda tüm girdiğim uygulamaları kapatıp bomboş bir sayfa açtım ekranıma. Biliyordum çünkü şu anda bu sayfayı satır satır dolduracağımı. İstek değil, ihtiyaç belki de. En temel ihtiyaçlarımdan belki de…


Birkaç gün öncesinde koca bir masanın etrafına oturup koyu bir sohbet sürdürüyorduk. Birisi tüm gruba etki edecek bir soru sordu: “Haydi herkes bir yeteneğini söylesin! Birbirimizi tanımamız için çok iyi bir fırsat olur.” dedi ve tüm o masada oturan insanları bir düşünce aldı. Hepsi kendinden bir parça ortaya koyacaktı sadece. Fakat insanları öyle bir düşünce sardı ki, tam o anda işte kendilerine dönüp ben kimim sorusunun cevabına dair düşündüler belki de. ben kimim ve nelerden hoşlanırım, neler beni mutlu eder soruları... Oysaki sadece herkes kendinden bir parça şey ortaya koyup kendini tanıtacaktı. Kendi cevabımı da kafamda dolandırıp durdum. Yıllardır beni yalnız bırakmayan, duygularıma destek veren, ruhuma iyi gelen ve hep “can dostum” diye seslendiğim kemanım aklıma geliverdi, tabii sonrasında beni yetiştiren keman hocam ve onun enerji dolu sesi kulaklarımda çınladı… Masadaki herkese 16 yıllık keman maceramdan bahsettim. Kemanla hayatımın kesiştiği ilk günden tutun da bugüne kadar olan maceramı film şeridi gibi gözümün önünden geçirdim. O anlarımı anlatırken yaşadım da birer birer. O an işte kendimi anlatırken keman çaldığım her an an’ı tam anlamıyla yaşadığımı fark ettim ve kendimi.


Aslında iki zor şeyi bir arada yaşadım. Hem an’da kalabilmek hem de kendini fark edebilmek. Aslında sevdiğiniz ve tutkuyla yaptığınız şeyin peşinden koşmak hem sizi geliştiriyor hem de ruhunuzu doyuruyor. Kendinizi fark edebilmek de o anları doyasıya yaşadıktan sonra hissettiklerinize karşı uzaktan bakıp düşündüğünüzde gerçekleşiyor.


Tutkularınızın peşinden gidin, gözünüz kapalı bir şekilde bir deniz manzarasını hayal edip o hissettiğiniz huzurlu an’ı size her an hissettirebilecek şeyi seçin. En önemlisi de kendinizin kıymetini ve değerini bilin, kendinizi tanımaya dair her fırsatı da değerlendirin. Kim bilir belki de bu hayatta tanışabileceğiniz, karşılaşabileceğiniz en özel kişi de kendi içinizdeki özel ruhunuzdur.


Sevgiyle kalın, en çok da kendi içinize döndüğünüzde karşılaştıklarınızı sevin, 


29.06.2024

FATMA PINAR ÜNER

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder