Gelecek hakkında plan yapmayı, hayal kurmayı herkes sever.Ben de hayal kurmayı sevenlerdenim.Ayrıca gelecekte neler olabileceğini kafamda ihtimalleriyle değerlendirmeyi de severim.Fakat bazen benim de korku, kaygı, olumsuzluk ve karamsarlık kaplar içimi.Örnek vermek gerekirse;Bence gelecekte bundan tam 500 yıl sonra konuştuğumuz dillerdeki kelimelerin çoğu unutulup gidecek...Nasıl mı? Tahmin edip siz de bir kez düşünmüşsünüzdür.Gelin bu sefer de ben anlatayım size.
Diller, toplumları bir arada tutan tutkal niteliğinde canlı varlıklardır.Dili yok olmuş, defalarca aşınmış, başka dillerle karmaşaya girmiş şekilde tutup-tutmamak bizim elimizdeyken, bugünlerde bile çoktan 10 sözcüğümüzden 1'i aşınmaya uğramış, yabancı asıllı olduğu için dil yozlaşması insanlık problemlerinin en başında yer almıştır.
Dışarıdan bakıldığında birlik halinde, kendi kendine yeten bir toplum olarak gözükmek isteriz.Fakat günümüzde bizi biz yapan, birbirimizi anlamamızı sağlayan, en önemli iletişim kaynağımız dili yavaş yavaş ve en acısı da içten içe fark etmeden yok etme yolundayız.Sokağa bir adım atın, başınızı kaldırdığınızda yarısı Türkçe yarısı İngilizce, ya da tamamı İngilizce olan lokantaların sayısı çoğunlukta.Cafe mi demeliydim yoksa?Gösteri yerine şov, küresel yerine global, merhaba yerine naber, hoşçakal yerine baybay denilen günümüz toplumu artık o kadar alışmış ki bu kayboluşa...Düzeltmek ya da en azından tekrar ele almak, Türkçe'ye sahip çıkmak çok kolayken bir o kadar da zor geliyor insanlara...
"Dil, yapılması için herkesin bir taş koyduğu şehirdir." demiş Atatürk.Geçmişten günümüze o kadar emekle, uğraşla, toplumu bir arada tutabilmek uğruna, Türklüğü en derinden hissedebilmek adına var olan Türkçemiz, anadilimiz, kolay gelmedi bu zamana.
Bizlerse biraz daha gözümüzü açıp, kullandığımız kelimelere dikkat edip, Türkçe'nin önemini kafamıza kazımalı, ipler tamamen elimizden kaçmadan oturup sağlamca, toplumca, hep birlikte bu güzel eşsiz dilimize sahip çıkmaya başlamalıyız.
NOT: İlk paylaşacağım yazı çalışmam bloğumu oluşturmamdaki temel kaynağım, anadilimi anlatan bir yazı olsun istedim.En başta kendi kendime dilime sahip çıkmayı öğrenip, daha sonra bunları elimden geldiğince daha çok kişiye de duyurmayı bir borç biliyorum.Anadilimi seviyorum, onu korumayı ve bununla birlikte Türklük değerlerimizi her yerde ve her şekilde yansıtmaktan gurur duyuyorum.
Fatma Pınar ÜNER NO:3
Çok güzel bir başlangıç 😍
YanıtlaSilTeşekkür ederim teyzecimm :)
Sil